Yazı Detayı
16 Mart 2019 - Cumartesi 12:11
 
Kim korkar Matematikten
Metin Şimşek
metinsimsekdb@hotmail.com
 
 

 

​Hayattaki her şey kendi bakış açımıza göre değer kazanır. 'Ben' kavramıyla düşünmeye başladığımızdan itibaren hayatımız yeniden değişime uğrar. Gelişen hayatımız ise panaromik bir boyut kazanır. İnsanoğlunun duygu ve düşüncelerinde hayat bulan korkularının tek kaynağı aslında insanın ta kendisidir, uzağa gitmeye gerek yok bile. Duygularımız bizi yanıltabilir, duygularımızı kontrol altına almak ise kişiye bağlıdır. Matematikten korkak mı zihnimizin oyunundan başka bir şey değil ki. Kendine hakim olan her birey bunu kesinlikle başarabilir yeter ki inan ve iste. 

​Öncelikle matematikle ilgili sorunumuzun ne olduğunu kendimizce tespit etmemiz gerekir dediğinizi duyar gibiyim? O zaman şöyle açıklayayım: İnsanı en iyi kendisi tanır. Öyleyse tanıyı belirleyip reçeteyi bizzat kendimiz hazırlayabiliriz. Nasıl ki yola çıkmadan bilinmezlikler söz konusuysa bizim için de aynen öyle. Matematik yolculuğuna çıkmadan önce problemimizin ne olduğunubelirlemeliyiz.Gerçekten yapamıyor muyuz yoksa sevmediğimizden ötürü kaçıyor muyuz? Elzem olan tek şey bizim ne htiğimizdir. 

​Anlamıyorum, yapamıyorum cevapları aslında birer kaçıştır. Ben şahsen bu cevapları kabul etmiyorum neden mi ? Her insan yeter ki yapabileceğine inansın  böylece hem kendinize güveniniz artacak hem de başarabileceğinize inanacaksınız. Aslına bakılırsa her şey sizlerde bitiyor.Hayatınıza ambargo uygulamaktan vazgeçin! Eğitim ve öğretim hayatımızın en önemli parametrelerinden biri hiç kuşkusuz ki matematiktir. Matematiksiz bir yaşamda bir şeylerin eksik kaldığının ve hayatın ilerlemediğinin farkına varma zamanı çoktan geldi, derim. Yaşadığımız coğrafyanın şartları gereği her gün birçok problemle iç içe yaşamayı öğrenebilmişken ve bunlara göğüs gerebilmişken matematikten mi korkup kaçacağız? Elbette ki hayır. Hayatımızın tüm alanına sirayet  etmekle kalmamış hayatımızı yönlendiren en önemli parça haline gelmiştir. 

          Eğitim sistemimizin başat derslerinden biri olan matematik hem okul yıllarımızda hem de ÖSYM'nin yapmış olduğu tüm sınavlarda karşımıza çıkmaktadır.Uzun yıllar beraber olduğumuz artık bizden biri olan ve en önemlisi kaderimizi belirleyen bir varlıktır matematik. Hayatımıza bu kadar yerleşen ve hayatımızı kolaylaştıran varlığı görmezden gelmeyelim artık. Matematiği, kasvetli rakamlar ve bir sürü kurallar yığınından ibaret görmektense, onun sevimli yüzünü görebilmeli ve onun  gizemli dünyasına nasıl erişebiliriz sorusunu kendimizce çözebilmeliyiz.Yolculuğumuz boyunca yeni şeyler keşfedip yolculuğumuzun tadını da çıkartmayı ihmal etmeyelim.    

        Her şey sevmekle başlar.Nasıl ki temel kavram sorularını çözerken bilinmeyen değerlere fazla ya da az bir değer verirseniz sonuç doğru çıkmaz.Tıpkı insanoğlunun da aynı hatayı yapması gibi. Gereğinden fazla değer hayal kırıklığına uğramamıza, az değer ise kaybetmemize neden olur.Hayat bir denge oyunuysa biz de oyunu kuralına göre - oyundan çıkmamak için- oynamasını bilmeliyiz.Mesela kümeler konusunu işlediğimizde kesişim imi ortak elemanları gösterir. Günlük hayattaki ortak değerlerimiz ve paylaşımlarımız gibi hep birlikte bir yaşam mesajı verir.Birleşim imi ise A veya B kümesinin her ikisinde bulunan bütün elemanları gösterir. A veya B demek her zaman için ikinci bir şansımızın olduğunu bize hatırlatır. Logaritma sert kuralların olduğu yeni bir dünyanın kapısın açar. Eşitsizlikler, bize hayatın sınırlarını ve sınırsızlıklarının bir kez daha düşünmeye davet eder.Problemlerde ise X bilinmeyenini kullanmadan sonuca ulaşamayız.Tanımadığımız ve bilmediğimiz her şeye X deriz.Bir psikolog gibi önce tanıyı koyarız sonra sorunu çözmeye çalışırız. Etik ve kaliteli bir yaşam için ön yargılarımızdan tamamen arınmalıyız. 

            Evet, beni tanıyanların zaten bildiği ve yazdıklarımı okuyanların çoktan tahmin ettiği gibi ben bir matematik öğretmeniyim. Benim görevim öncelikle matematiği sevdirmek ve öğretmektir. Bunun için ne mi yapılmalı? Matematik adına yeni bir başlangıç yapılmalı ve bütün ön yargılarımızdan kurtulmalıyız. Matematikte en büyük başarısızlık nedeni özgüven eksikliğidir. Kendimize güvenelim ve çabalamaktan hiç vazgeçmeyelim. Kaplumbağa hızıyla ilersek bile kararlılığımız sayesinde kendimize güvenimiz artacaktır. Haydi! Hep birlikte deneyip görelim, ne dersiniz? 

       Sözün kısası matematik bir süreçtir, süreci iyi ve başarılı yönetmek siz sevgili öğrencilerime kalıyor. Ben şahsım adına sizlere inanıyorum ve güveniyorum. Siz de lütfen kendinize inanın. Unutmayın ki bu bir kader değil sadece inanç, çaba ve emek eksikliğidir. 

 

 
Etiketler: Kim, korkar, Matematikten,
Yorumlar
Haber Yazılımı