Yazı Detayı
07 Ağustos 2019 - Çarşamba 12:57
 
EĞİTİME BAKIŞ
Celal TÜRKER
celalturker1@gmail.com
 
 

           Merhabalar,

         " Bilgili insan beline taş bağlasa kaş olur. Bilgisizin yanına altın koysan taş olur"

          Uygur kitabelerinde geçen bu söz, insanoğlunun tarihin her döneminde bilgiye ve eğitime ne kadar önem verdiğini göstermektedir. İnsanlar doğdukları andan itibaren, istemsiz veya istemli, sürekli olarak öğrenme arayışı içerisindedirler. Beşikten mezara kadar devam eden bu süreç, eğitimin birey ve toplum için vazgeçilmez olduğunu,  sürekli olarak ön planda tutulmasını zorunlu kılmaktadır.

         Günümüzde eğitim, öğretim ve meslek seçimi önemini daha da artırmış, anne babalar için içinden çıkılması zor bir süreç haline gelmiştir. Çocuklarına nasıl bir eğitim aldırmaları gerektiği, daha iyi bir eğitimi nerede alabilecekleri, aldıkları eğitimin çouklarının kişilik ve yeteneklerine uygun olup olmayacağı ve gelecekte bu eğitimi nasıl kullanacakları vb. gibi pek çok soru zihinleri bulandırmaktadır.  İyi bir eğitim nedir? Aynı kurum, aynı öğretmenler ve aynı alanlarda alınacak eğitim her birey  için doğru mudur? Eğitimi; bireyi tanıma, yeteneklerini keşfetme ve geliştirme süreci olarak gördüğümüzde, kişiye özel eğitim öne çıkmaktadır. Einstein " Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir" diyerek, eğitimin kişiye ve yeteneklere göre verilmesi konusuna açıklık getirmiştir. 

         Öğretmenlik yaptığım yıllarda öğrencilerime, büyüyünce  ne olmak istediklerini soruyordum. Klişeleşmiş, bilinen birkaç mesleği ifade ediyorlardı. Dünyada sadece o mesleklerin olmadığını, onlar büyüyene kadar, dünyanın da değişeceğini, pek çok yeni meslek alanının çıkacağını, kendi yeteneklerine ve isteklerine uygun meslekleri seçtiklerinde hayat başarılarının daha yüksek olacağını ifade ediyordum. O öğrencilerimden büyüyüp istedikleri mesleğe ulaşanlar da oldu, ulaşamayıp, farklı mesleklere, farklı alanlara yönelenler ve o alanda başarı gösterenler de oldu. Seçtiğiniz alan ne olursa olsun, sevdiğiniz işi yaptığınızda  başarılı olmanız daha kolaydır. Daha çok mutlu olursunuz. Kural bu,açık ve net...

           Çocuğunuza Harcamak veya Çocuğunuzu Harcamak. Sadece bir harf ile meydana gelen  değişikliğin boyutu açık ve net olarak görülebilmektedir. Harcamayı sadece para olarak değerlendirmemek gerekir, emek harcamak, zaman harcamak ta harcama tanımının içine girmektedir.  İlgi ve istekleri,  yetenekleriyle aynı yönde eğitim almayan çocuk başarılı olamaz, harcanır. Çocuğu harcamamak, ona doğru yatırım yapmak gerekir. Çocuğa  harcamak, biz ana babaları çocuğu harcamaktan kurtarabilir mi? Bir başka deyişle eğitime yapılan  harcamalar, israf, masraf ve ziyan olmaktan çıkarılıp yatırıma nasıl dönüştürülebilir?  Bu konuda doğru kararlar verebilmek için neler gereklidir, nelere ihtiyaç vardır? Devlete düşen görevler, anne babalara, eğitim öğretim kurumlarına ve öğretmenlere, kısacası paydaşlara düşen görevler nelerdir?

Çocuklar geleceğimizdir. onları en doğru biçimde hayata hazırlamak, asli görevimizdir. 

Kalın Sağlıcakla…
 
07 Ağustos 2019
 
Celal TÜRKER
Eğitim Yöneticisi / Eğitim Uzmanı

 

          

         

 
Etiketler: EĞİTİME, BAKIŞ, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı }); });